Mimarlık Üzerine Sohbetler / Sayı:3

Herkese kocaman bir merhaba! Dilerim ki sağlıklı ve keyiflisinizdir. Bu sayımızda son dönemde sosyal medya platformlarından çok fazla soru aldığım yüksek lisans süreci konularına değineceğim. Haydi değineyim o zaman.

Yüksek Lisansa Kabul Edilmek İçin Ne Yapmalıyım?

Burada her şeyden önce şöyle bir sakin olup, yüksek lisans yapmak istediğiniz konunuzu/anabilim dalınızı  (en yalın haliyle) belirlemeniz oldukça faydalı olacaktır. Daha sonra bu konuda hangi okulların en kapsamlı/başarılı çalışmaları yaptığını ve okulların akademik kadrolarını detaylıca araştırınız. Bakın bu aşama pek yapılmaz ama oldukça önemlidir. Bu araştırmalar esnasında hayat şartlarınıza uyan, akademik kadrosu ve çalışmalarını en başarılı bulduğunuz okulları bir liste halinde, başvuru başlangıç ve bitiş tarihleri ile birlikte not ediniz. Ardından okulların yüksek lisansa kabul edeceği koşulları araştırınız. Bu noktada her okulun belirlemiş olduğu bir ales ve bir yds puanı mutlaka olmaktadır. Bu şartları mutlaka sağlamalısınız tabi her şeyden önce. Bu kısımda bazı okullar yazılı ve sözlü sınavlar da yapabilmektedirler. Sizlere tavsiyem sözlü ve yazılı mülakattan çekinmeyiniz. Bu gibi eleme yöntemleri gerçekten orada olmayı isteyen bir aday için büyük bir kendini gösterme fırsatıdır. Bu aşamada, hocaları ve çalışmalarını bilerek gitmek, yüksek lisans tez konusu hakkında ufak da olsa fikir sahibi olmak, kendini özgüvenli ve istekli şekilde açıklayabilmek ve en önemlisi iletişim kurabildiğinizi göstermeniz sizi çoookkçaaa ön plana taşıyacaktır.  Yüksek lisansa hazırlandığım dönemde büyük bir bilinmezliğe sürüklenip ne yapmam gerektiğine dair Youtube’dan videolar izlemiştim. Herkes ezbere aynı şeyi anlatmış. ‘Ales puanı al, yds puanı git başvur’ şeklinde… İşin gerçeği öyle değil. Akademik başarısı yüksek okullar mutlaka mülakat yapar. Burada ales ve yds puanından daha önemli bir şeyi sorgularlar. ‘Adayın bu işe ne kadar gönül vereceği’… Burada siz aday öğrencilerden bir isteğim var, öylesine zaman geçirmek için, biraz daha öğrenci kalıp hayati görevlerden ve sorumluluklardan  uzaklaşmak için, gelişigüzel olarak kabul alıp kaydınızı lütfen yaptırmayınız. Gerçekten bu işi gönülden yapmak isteyen kimselerin önüne geçip, kontenjan hakkını tüketmek bana çok adil gelmiyor L

Yüksek Lisansa Kabul Edildim, Süreç Nasıl İşleyecek?

Evetttt.. artık nur topu gibi bir yüksek lisans öğrencisi olmuşsunuzdur… Kötü günler geride kaldı sırada daha kötü günler var diyerek size küçük bir şaka yapayım J Yüksek lisans süreci yaman geçer, zordur ama aynı zamanda da keyiflidir. İlk yıl ders döneminiz ikinci yılınız tez döneminizdir. Sürecin optimum değeri 2 senedir ancak 1 sene uzatma ( ek süre ) alınabilir. 3 sene içinde yüksek lisans eğitim sürecini tamamlayamayan öğrenciler okuldan atılırlar. Genelde atılma durumu öğrencinin tez aşamasına gelince ‘vay canınaaa bu neymiş yaa’ diyerek şoka girmesi ve işin yularını o noktada salması ile başlar. Özellikle mimarlık öğrencilerinin hiç bilmediği bir formasyondur tez yazmak. Şoka girilmesi normaldir. Literatür taramak, bilinen bir  bilgiyi akademik olarak ifade etmek, kaynakça eklemek ve atıf yapmak lisans eğitiminde öğretilmez. Bunlarla karşılaşan öğrenci ‘ilk aşamada’ zor geldiği için süreçten kopabilir. Burada size tavsiyem şudur, kollarınızı sıvayınız, cesur olunuz ve hemen tezinizin ilk sayfasını bildiğiniz gibi yazmaya başlayınız. İlk adımı atmak işi bitirmek ile eş değerdir. Tez yazma işini havuzun suyu soğuk olduğu için havuza giremeyen çocuğa benzetmişimdir her zaman. Havuzun çevresinde dolanan ve suya atlayamayan çocuklar bu süreci ne yazık ki tamamlayamazlar ama bir cesaret kendiniz suya bırakabilen çocuklar, hem süreci başarıyla tamamlar hem de bir süre sonra suya alıştıkları için keyif alırlar. Tez yazma süreci de aynıdır. Hemencik havuza atlayınızJ Sizden daha önce sürece başlayan arkadaşlarınızdan destek almak da oldukça önemlidir. Yardım istemekten çekinmeyiniz. Tezinizi tamamladıktan sonra tez savunmasına çıkacaksınız. Tezinizi anlattığınız bir sunum hazırlayıp ardından size yönlendirilen soruları cevaplayacaksınız. Zaten tüm tezi satır satır yazmış olduğunuz için her şey hemen hemen aklınızda olacaktır. Soruları tereddüt etmeden ve çekinmeden cevaplayınız çünkü cevabı zaten biliyor olacaksınız. Bu aşamada bir küçük tavsiyem daha olacak. Yüksek lisans eğitiminizden yalnızca ders ve tez dönemini tamamlayarak mezun olmak bir tık yavan oluyor fikrimce. Özellikle tezinizin konusuyla alakalı makale ve bildiriler yazarsanız yetkinliğinizi bir adım daha öteye taşımış olacaksınız. Tez savunmasında tezinizin bir/birkaç makalesini yayınlamış olduğunuzu söylemek elinizi çook kuvvetlendirecektir.

Eveeettt artık nur topu gibi bir unvanınız var ‘yüksek’ 🙂

Ah unutuyordum! Hemen giderayak bahsedeyim. Aşağıda yazdığım cümleleri duyacaksınız, lütfen aldırış etmeyiniz.

-Akademisyen olmayacaksan yükseğe ne gerek var yeaa, zaman kaybı… (bu kişilerin mesleki tatmin ve kişisel yetkinlik gibi şeylerden haberi yoktur, kaba tabirle cahildir, kaçınız)

-Şimdi sana o makale yayınından, tezden falan para veriyolar mı ??? (bu kişiler ekseriyetle her şeyi para olarak görürler, onlara acıyarak oradan uzaklaşın)

-Nolcak şimdi sen yüksek olunca? Maaşın artar mı? Terfi alır mısın? (Hüsnütalilciler derim ben bunlara, güzel bir nedene bağlamaya çalışırlar olayı ama aslında onları hiç ilgilendirmiyordur meseelaaaa)

-Kendini çok yordun, gözlerinin altı morarmış, Eee hep okuyacak mısın? Ne zaman evleneceksin? Ne bitmez tezmiş, Asosyal oldun… vb… soru ve sözcük öbeklerini hep duyacaksınız. ( Bu süreçte sizi destekleyecek ve yanınızda olacak insanlara ihtiyacınız var, modunuzu düşüren, sizi desteklemeyen insanları tek kalemde siliniz.)

Dilerim ki aklınızdaki sorulara yanıt verebilmiş, size ışık tutabilmişimdir. Tüm görüş ve sorularınız için benimle sosyal medya ve minelkurtulus@gmail.com adreslerinden iletişime geçebilirsiniz.

17.08.2021

Y. Mimar Minel Kurtuluş

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Yazar